Hakkımızda
MODERN TIP ÜZERİNE PRAGMATİST YAKLAŞIMLAR
Değerli okuyucular merhaba derken sizle bir kaç şey paylaşmak istiyorum. Sonu belli olmayan bu okuyucu yazar yolculuğunda sizlerle keyifli ve faydalı bilgiler paylaşmak dileklerimle hepinize merhaba…
İbn-i Sina tıbbı aynen şöyle tarif eder: “ Tıb ilmi, hastalık ve sıhhatte insan vücudunun halini öğretir. Sıhhatte olan kimselerin sağlığını korumak, hasta olanları sıhhate kavuşturmak bu ilim sayesinde olur.”
Lakin bizler tıbbın, sadece hasta olanları sıhhate kavuşturmak kısmı ile hem dem olmuş, sıhhatte olanların ise hastalanmadan hastalığın dahi aklına gelmediği kimseleriz. Modern tıbbın birçok derde deva bulduğu, ve bir çoğunu ise üzerinde çalıştığı aşikar. Genel manada Avrupa dan ihraç ettiğimiz modern tıp , Asya milletleri tarafından şekillendirilmiş, Avrupalılar tarafından yozlaştırılmış bir ilim olup çıkıvermiştir. Yozlaşmanın ne derece geçerli ve gerçekçi yaklaşım olduğunu anlamak isterseniz elinize alacağını ilk ilacın prospektüsünü okuyunuz. Yan etkileri bir paragrafı bulan ilaçları insan bünyesine layık gören modern tıbbın, Avrupa hegemonyasından kurtulup dünya nezdinden sağlık ve ticari yaklaşımı birbirinden ayırması gerekmektedir. Bünyesi bir maraza tabi olan ve hastalığın etkisi altına giren insan, bu illetten kurtulmak için aldığı ilaçla, sadece hastalığın olduğu bölgede ani bir teskini sağlayabilmekte, bünyesinde ne gibi bir yan etkinin oluşacağını kestirememektedir. Sizce de bu tam bir Avrupa zihniyeti değimlidir. Asırlar boyu sorun olarak kabul ettikleri şu evren ve dünya vücudundaki bazı bölgelere, oradaki proplemi çözmeye yönelik antibiyotik tarzında aldatıcı deva sepetleri ile koşmuşlar, fakat vücudun değişik azalarında geçici veya kalıcı bir çok yan etki bırakmışlar, kendileri sorunlu bölgenin sancısını duymadıkları için iyileşme mülahazası içerisine girmişlerdir.
Modern tıbbın göremediği veya görmek istemediği en önemli nokta; insan tüm letaifleri ile bir bütündür. Ve şifayı bu bütünlük çerçevesinde ele almak lazımdır.
Yaratılış itibarı ile muazzam bir külliyet kesbeden insanoğlu esasında gözle göremediği varlıklar içerisinde bile büyük bir zafiyet içerisindedir. Sağlığın kıymetini sağlıksızken anlamak kadar acı bir şey olmasa gerek.
Bu bağlamda tıbbın görünmeyen yüzüne yönümüzü dönmeli hem yeme içme alışkınlıklarımızda hem de hayat tarzımızda ufak değişiklikler yapmalı ve hayat boyu sağlıklı kalmaya özen göstermeliyiz.
Bizce buna ilk adım alternatif tıbbı ve bitkilerin gücünü kendimize rehber kılmaktır. Mesela melisa çayı içerek kalp krizi geçirme riskinizi %1 lere kadar düşürebileceğinizi biliyor muydunuz.
Herbalist Adnan YILDIRIM
dermanhekim.com













